Küçük Pencere

Küçük Pencere’den Türkiye ve Dünya

Küçük Pencere header image 2

Teknoloji, Telekulak, CHP, Dinleme, Yöntem…

4 June 2008 · Yazar: MCK · Yorum Yazılmamış

Genel Sekreter Önder Sav’ın eski Bolu Valisi ile yaptığı görüşmenin izinsiz bir şekilde bu kadar kirli ifadelerle yayımlanması, büyük bir ihtimalle bu işi yapan gazetenin cezalandırılması ile son bulacaktır. Halen içerik, görüşmenin özü gibi konuları diline dolayan ve gerçekten de “söyledikleri kadar varmış, bunlar nasıl Müslüman” dedirtecek kadar etik dışı yayın yapan bu gazete, her ne yöntemle olursa olsun, iki kişinin özel görüşmesini dinleme yoluyla kayıt altına almış ve yayımlamıştır. Gündem işin diğer taraflarına çakılı kaldığı için, işin bu yönü gözardı edilmektedir, edilmemelidir.

Önder Sav, Deniz Baykal ve CHP’nin durumuna gelirsek; Turkcell’den de teyit alınmasıyla beraber, elde iki seçenek kaldı:

  • Önder Sav gerçekten de Yes / No tuşlarının yerini bilmiyor, unuttu veya karıştırdı; gelen çağrı üzerine telefonu açık bıraktı ve kendi kendini dinletti. (Bkz. 1. paragraf, bu şekilde “dinletmiş” olsa bile, bu yayın düpedüz ahlaksızlıktır.)
  • Önder Sav’ın telefonu özel bir yazılım ile “hack” edildi, ilgili gazetenin çağrısına sessiz cevap verdi ve kendini dinletti. Elbette bu özel yazılımın yüklenmesi için telefonu birilerinin “elden geçirmesi”, programlaması vs. gerekiyor.

Şu anda birinci seçenek ağırlık kazanmış durumda. İşin doğası da bunu gösteriyor. CHP ise bu işte başka bir iş var diyor, ama ne var söyle(ye)miyor. Eğer söyleyemiyorlarsa, ellerindeki tek alternatifi burada tekrar etmiş olayım: Cep telefonunu inceletsinler. Üzerine özel bir yazılım yüklenmiş mi, bu türden “sessiz cevaplama” ile kendi kendini dinletecek bir şekle sokulmuş mu, kontrol ettirsinler.

Eğer bu alternatifi de tutturamazlarsa, artık inadı bıraksınlar, Önder Sav’ın da istifasını istesinler. Zira bu işi şöyle yönetmiş olsalardı, bugün başka şekilde konuşuyor olabilirdik:

CHP Genel Sekreteri’nin bir vali ile yaptığı özel görüşme, “kelimesi kelimesine” bir gazetede nasıl yayımlanır, bu nasıl olur, yapılan yasalara aykırıdır söylemini ele alıp, “beni hükümet dinledi”, “devlet bu işin içinde” vb. iddialara girilmeseydi, bugün o etik değerlerden yoksun gazete hedefte olacaktı. Bu görüşmeyi nasıl kaydettiler, nereden aldılar, nasıl edindiler diye onlara soru sorulacak, nasıl yaptıkları açıklanınca bunun ne kadar ayıp, ne kadar ahlaksız bir hareket olduğu üzerine konuşulacaktı.

Belki işin arkasından ortam dinleme, böcek, lazer, infrared vs. her ne ise, yine bir dinleme skandalı çıkabilirdi, ama çıkmadığı durumda dahi, yapılanın kendisi bir skandal olduğu için, CHP de, Önder Sav da bu durumlara düşmezdi.

İnsan sormadan edemiyor.

  • Bu kadar büyük iddialarla ortaya çıkmadan önce, şu telefonu elinize alıp arama kayıtlarına bakamaz mıydınız?
  • İsmini anmadığımız o gazeteyi arayıp, arkadaş, bu görüşme doğrudur fakat ben sana böyle bir izin vermedim, sen bunu nereden nasıl edindin diye sorsanız olmaz mıydı?
  • Devlet dinledi, hükümet yaptı çıkışlarını yapmadan önce, savcılığa suç duyurusunda bulunup, bu işi kim nasıl yaptıysa, şikayetçiyim diyemez miydiniz?

Şimdi başka şeyler konuşuyor olurduk.

Şimdi hükümet ve kendi kurduğu organizasyonlar bu dinleme işleri konusunda kendilerini böylesine “aklamış” pozisyona gelemezlerdi.

Şimdi Önder Sav’ın istifası bile yetmez, bu yönetim (zaten yapamıyordu ama) kesinlikle gitmeli demezdik.

İktidar için AKP’nin alternatifi halen yok. Muhalefetteki başarısız CHP’de yönetim alternatifi yok (veya çıkamıyor), MHP ile bu iş zaten olmaz, “ne olacak bizim halimiz” diye ağlamazdık.

Ne olacak bizim halimiz?

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Etiketler: · , , , , ,

Konular: gündem · medya · siyaset

Yorum Yazılmamış ↓

  • Bu yazı için henüz yorum yapılmamış... İlk yorumu siz yazın.

Yorumunuzu Yazın